Aylin Yılmaz1, Fatih Alparslan Genç2, Didar Kurt1, Gizem Elif Dizdaroğulları3, İsmail Bağlar1, Beyzanur Kahyaoğlu1, Yeliz Çeçen1

1Department of Obstetrics and Gynecology, Kartal Dr. Lütfi Kırdar City Hospital, İstanbul, Türkiye
2Department of Pediatric Cardiology, Koşuyolu High Specialization Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
3Department of Obstetrics and Gynecology, Private Practice, İstanbul, Türkiye

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, konjenital kardiyak anomalisi olan fetüslerde prenatal ve postnatal ekokardiyografi bulgular arasındaki tanısal uyumu değerlendirmek ve perinatal sonuçları incelemektir.

Yöntem: Ocak 2019–Mayıs 2025 tarihleri arasında perinatoloji polikliniğimizde gerçekleştirilen 9.755 fetal ekokardiyografi incelemesinin sonuçları retrospektif olarak değerlendirildi. Yapısal kardiyak anomalisi saptanan 92 fetüs çalışmaya dâhil edildi. Anneye ait demografik özellikler, prenatal ultrason bulguları, eşlik eden ekstrakardiyak ve genetik anomaliler, gebelik sonuçları ve postnatal ekokardiyografik bulgular incelendi. Canlı doğan bebeklerde prenatal ve postnatal kardiyak tanılar arasındaki tanısal uyum değerlendirildi.

Bulgular: Tanı anındaki ortalama gebelik yaşı 23,07±4,15 hafta idi. En sık saptanan kardiyak anomaliler septal defektlerdi (%45,7); bunu konotrunkal defektler (%18,5) ve sol taraflı obstrüktif lezyonlar (%15,2) izledi. Şiddetli kardiyak ve/veya eşlik eden ekstrakardiyak ya da genetik anomaliler nedeniyle 10 olguda (%10,9) gebelik sonlandırıldı. Canlı doğan 82 bebekte prenatal ve postnatal kardiyak tanılar 72 olguda (%87,8) uyumlu iken, 10 olguda (%12,2) uyumsuzluk saptandı; bu uyumsuzluklar en sık küçük veya musküler ventriküler septal defektlerle ilişkiliydi. Postnatal dönemde 11 ölüm kaydedildi.

Sonuç: Fetal kardiyak anomalilerin prenatal tanısı, eşlik eden yapısal ve genetik anomalilerin erken saptanmasına olanak sağlamakta ve gebeliğin devamı ya da sonlandırılması konusunda bilinçli karar verilmesini desteklemektedir. Ayrıca şiddetli kardiyak defektlerin erken tanınması, doğumun ileri merkezlerde planlanmasına ve postnatal dönemde hızlı müdahaleye imkân tanıyarak neonatal sonuçları olumlu yönde etkileyebilir. Bu bulgular, konjenital kalp hastalıklarının perinatal yönetiminde prenatal ekokardiyografinin ve multidisipliner yaklaşımın önemini vurgulamaktadır.