Murat Gücün1, Mustafa Akbulut2

1University of Healty Sciences, Istanbul Kartal Kosuyolu High Speciality Training and Research Hospital, Department of Nephrology, Istanbul, Turkey
2University of Healty Sciences, Istanbul Kartal Kosuyolu High Speciality Training and Research Hospital, Department of Cardiovascular Surgery, Istanbul, Turkey

Anahtar Kelimeler: Böbrek yetmezliği, endovasküler prosedürler, abdominal aort anevrizmaları, akut böbrek hasarı

Özet

Giriş: Bu çalışmanın amacı, endovasküler abdominal aort anevrizması onarımı sonrası akut böbrek hasarı prevalansını belirlemek ve risk faktörlerini incelemektir.

Hastalar ve Yöntem: Kasım 2013-Mart 2019 tarihleri arasında abdominal aort anevrizması nedeniyle endovasküler onarım yapılan hastalar geriye dönük olarak incelendi. Acil onarım yapılan rüptüre abdominal aort anevrizmaları ve endovasküler onarımın yanı sıra renal veya iliyak çıplak stentleme gibi endovasküler işlemler uygulanan hastalar çalışma dışı bırakıldı. İşlemsel kısıtlamalar hariç; diyalize bağımlı ve akut böbrek hasarı olan hastalar ve veri eksikliği olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Akut böbrek hasarı tanısı böbrek hastalığına; global sonuçlar iyileştirilmesi tanımına göre konuldu.

Bulgular: Yüz seksen beş hastaya abdominal aort anevrizmaları için elektif olarak endovasküler onarım yapılmış ve 167 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastane içi mortalite veya yeniden girişim olmamıştır. Yirmi üç (%13.8) hastada akut böbrek hasarı gelişmiş ve bu hastaların 6 (%3.3)’sında hemodiyaliz gerekmiştir. Endovasküler onarım sonrası hemodiyalize ihtiyaç duyan hastaların ameliyat öncesi böbrek fonksiyonları, hemodiyalize ihtiyaç duymayanlara göre anlamlı derecede bozuk saptanmıştır [p< 0.001; CI (25.79-61.62)].

Sonuç: Yeni akut böbrek hasarı tanımları ile endovasküler anevrizma onarımına bağlı akut böbrek hasarı sıklığı beklenenden çok daha yüksektir. Endovasküler onarımdan sonra akut böbrek hasarı geliştiyse, kalıcıdır ve hastalar böbrek fonksiyonu açısından yakından izlenmelidir.